Uzaktan çalışmanın ve mekânsal özgürlüğün hafiflik getirdiğine nadiren denk geldim. Bu bir yaşam tarzı, gerçekten de gezerek çalışmanın zehrini alan biri için dönüşü olmayan bir yol. Zehir diyorum çünkü sürekli yer değiştirmenin dinamizmi, kolay kolay vazgeçilebilecek değil, psikolojik yüküne rağmen.

Bir süre önce görüştüğüm Alman arkadaşım Michael şöyle diyor: "3 ay Arjantin'de kaldım. Sonra canım sıkıldı, Peru'ya gittim. Aslında İsviçre'de olmak da fena değildi ama en sonunda tekrar Tayland'a döndüm. 1 ay kalacağım, sonra mı? sonrası belirsiz.'' Bu cümleleri kıskanarak okuyor olabilirsiniz, “derdini seveyim'' Michael dediğinizi duyar gibiyim :)

Sürekli yolculuğun merkezde olduğu yaşam tarzı, 'özgür' kişiler için başka problemler doğuruyor. Buraya yakışan ilk kavram “karar verme yorgunluğu”.  Seçmek göçebeler için kritik zorluklardan ilki. Şöyle bir söylem var ya, eğer her yere gitme imkânınız varsa, seçimi yapmak mutsuzluk getirecek. Seçenekler derya deniz olunca hangi seçimi yaparsanız yapın, diğer ihtimaller içimizde ukte kalıyor. Schwartz'ın önerdiği, Seçim Aşırılığı/Karar Yorgunluğu terimi de bence göçebelerin en büyük zihinsel yüklerinden biri. Schwart, ‘’why less is more’’ makalesinde bu durumu çok iyi açıklamış, dahası için kaynaklara bakabilirsiniz.

Gündüz'le tanıştığımda, Ankara'yı terk edip 3 ay Japonya'yı denemiş, aradığını bulamamış bir adam vardı. ''Şimdi yeni bir arayışın içindeyim'' diyor. Hep bir arayış, belki kaçış, bir türlü köklenememe. Denemeler hiç bitmiyor. Çünkü biterse, can sıkıntısı peydah oluyor. Dijital göçebelerin bazıları ortak çalışma alanlarını kiralayarak kendilerine geçici bir base, mekân belirliyor. Aslında kısa süreli köklenme yerleri. Bazıları da konforlu hissettikleri kafelerde çalışıyor. Geçici bir kimlik inşası gibi.

Çevre psikolojisinin kurucusu Proshansky, mekân kimliği kavramıyla bence burayı çok iyi açıklamış.  Göçebeler de sürekli yer değiştirdikleri için kimlik bileşeni 'resetleniyor'. Yani tutarlı bir benlik-mekân ikilisi oluşmuyor; çünkü çevre kimliğin inşasında kritik rol oynuyor. Co-working space denilen yerlerde de sabitlik yok, gelenler gidenler sürekli değişiyor. İlişkiler derinleşse bile, kalıcılık hissi gelmiyor.

Sosyal psikologlar olarak en sevdiğimiz kuramlardan biri olan Sosyal Kimlik Teorisi, iç grup aidiyetinin kişi için ne kadar merkezde olduğuyla ilgili. Kişiler iç gruplarına ve dış gruplarına karşı farklı tutumlar besler. Bence göçebelerde durum fazlasıyla karışık. Çünkü bu grup çok akışkan, değişken, sürekli taşınma nedeniyle grup aidiyeti zayıf olan bir grup. Göçebelerin grupları, bir sonraki istasyona kadar kişiye kısa süreliğine eşlik eden geçici bir aidiyet noktası.

Göçebeler, aylar belki yıllar sonra bir noktada yoruluyor. Sonra uzunca bir süre kalmaya niyet ediyorlar. Bu niyet sıkışmışlık hissiyle sonuçlanabiliyor. Hem yer değiştirmenin cazibesi kaybolmuş, hem de mevcut mekâna aidiyet yok. Bir nevi, arafta yaşamaya başlıyorsunuz. Antropoloji ve sosyal psikolojide kullanılan “liminality”, yani “sınırda/eşikte olma” kavramı, duygulara tercüman oluyor. 'Ne eskisi ne yenisi olan', yani arafta yaşamak çok zorlayıcı. Yıllarca göçebe gezgin olmuş kişi doğduğu topraklara dönünce de ait hissetmediği için bu defa gitme arzusu yeniden başlıyor. Birbiri ardına gelen, belki de tetikleyen bir döngü.

Daha önce de yazdığım gibi, herkesin hikayesi biricik. Buradaki açıklamalar sizin yaşadığınıza benzer ya da tamamen başka şeyler çağrıştırdıysa hikayenizi bize yazabilirsiniz.

Önce yazı kurallarına göz atın.

https://anteocare.com/journal/yazi-kurallari

iletişim: info@anteocare.com

Kaynaklar

Proshansky, H. M., Fabian, A. K., & Kaminoff, R. (1983). Place-identity: Physical world socialization of the self. Journal of Environmental Psychology, 3(1), 57–83. https://doi.org/10.1016/S0272-4944(83)80021-8

Schwartz, B. (2000). Self-determination: The tyranny of freedom. American Psychologist, 55(1), 79–88. https://doi.org/10.1037/0003-066X.55.1.79

Schwartz, B. (2004). The paradox of choice: Why more is less. Ecco.

Tajfel, H., & Turner, J. C. (2004). The social identity theory of intergroup behavior. In J. T. Jost & J. Sidanius (Eds.), Political psychology: Key readings (pp. 276–293). Psychology Press.